hemen itina ile "uyandırdığı his." analize girişiyorum.
önce abartılı bir şekilde kokluyor,
ardından büyük ısırıklar vasıtasıyla çiğnemeye başlıyorum.
dişlerimin altlı üstlü yaptığı her dairesel ezme ve parçalama hareketinde çıkan kıtırtıların arasında tanıdık bir ses yankılanıyor.
aynı havuç yerken başkalarının dikkatini çekmese de
kendi ağız boşluğunda gümbürdeyerek coşan çiğneme sesi gibi
bu da çiğneyicisinin yoğun ve stresli ilgisini kendisini sunuyor.
tüm ısırıkları mekanik sindirime uğratma aşamasında insanı rahatlatan, gevşeten bir tonda "hey, sen bu lezzeti çok yakından tanıyorsun dostum." şeklinde bir ses duyuyorum.
duyumdan bahsediyorum. esasen bunu dilim ve üst damağım arasında hissediyorum.
ya bu bisküvinin nevri dönmüş ya da içine totem kaçmış. tam anlayamıyorum.










Previous Page12Next Page